11 Kasım 2009 Çarşamba

P.D.Ç.ETKİNLİĞİ 47: KAYMAÇİNA


Güzel bir koyun sütü en çok Kaymaçina'ya yakışır.
Heleki evde birde sütlü tatlı aşığı varsa mutlaka deneyin derim.Bu sütlü tatlı hafif ve lezziz bir Arnavut tatlısı.
Bu tatlı aslında çok çok kolay ve krem karamele de çok benziyor. Bir tek karameli yok desem yeridir. Püf noktası ise sütü iyi kaynatmak, bu yüzden pastörize süt kullanmayın derim. İkinci önemli nokta yumurtalı karışımı süte iyice karıştırmak. Bu konuda da mikser imdadınıza yetişir.
Tarifi P.D.Ç.Etkinliği kapsamında sevgili Ferah'a yolluyorum.

KAYMAÇİNA

1 kilo süt
5 yumurta
1/2 su bardağı şeker (şeker oranını siz kendi damak zevkinize göre ayarlayın)

Sütü iyice kaynatın ve soğumaya bırakın.
Yumurta ve şekeri iyice çırpın, yumurta köpük köpük olsun ve şeker erisin.
Soğumuş süte yumurtalı karışımı iyic yedirin.
Cam bir kaba karışımı döküp içinde su olan başka bir kabın içine yerleştirin.
Isıtılmış fırında, 170 derecede üzeri altın kahve olup göz göz olana kadar pişirin.
Soğuduktan sonra, mümkünse bir gün sonra servis edin.

Afiyet olsun..

10 Kasım 2009 Salı

10 KASIM.... ATATÜRK ÖLMEDİ !!!!

Evet, siz öldü sanıyordunuz değil mi?
Ama süpriz !!!

ÖL-ME-Dİ !!!

Siz sarhoş serkeşti diye filim yaptıkça, köşe yazılarınızda basit bir memurdu dedikçe, içini boşaltıp kukla yaptıkça, kuran kurslarında imam hatiplerde çocukların kafasına nefret kazıdıkça....

Kısacası siz yok etmek istedikçe,

İnadına ..
Ve ilahi bir nedenle Ölmeyecek,
dirilecek, güçlenip filizlenecek.
Ve bir gün yurdumda tekrar bahar olacak !!!

08 Kasım 2009 Pazar

İŞTE BEN BUNA DOĞUM GÜNÜ DERİM !!!

Sonunda Derin'in doğumgününü atlattık. Herşey Derin'in isteklerine göre şekillendi.Daha önceki doğumgünlerinde küçük olduğu için fazla talepkar değildi.Bu yıl büyüdü ve tabii talepleride arttı ve değişti.Öncelikle evde bir doğumgünü partisi istemedi. Dışarda olmasını istedi, palyaço sevmez sanıyordum, ama kesinlikle palyaço olsun dedi.Kimleri çağıracağına kadar o karar verdi.Ben sadece onun taleplerine göre gereken şeyleri yaptım. Sonuçta Derin doğumgünü bitip eve dönerken yüzünde inanılmaz bir tatmin ve keyif ifadesi ile " işte ben buna doğumgünü derim" dedi. Amaçta buydu zaten, onun eğlenmesi ve mutlu olması...

Doğumgünü Derin'in en sevdiği yerde Forum Bornova'da oldu. Birkaç gündür soğuk olan yağışlı hava kızmın şansına yerini yaz aylarının mavi gökyüzü ve sıcacık havasına bıraktı. Yazlık kıyafetlerle,kısa kollularla gezebileceğiniz çok sıcak bir hava vardı. Küçük bir mekan olmasına rağmen, müşteri temsilcisi çok sıcak ve bize çok yardımcı olan Mc Donald's ta kızımın çok sevdiği arkadaşları toplandılar.Animatörlerle birlikte oyunlar oynayıp, günün keyfini çıkardılar. Biz büyükler sıcakta onlar kadar eğlenmesekte onların her kahkahalarında içimiz kıpırdadı. O güzel, temiz yüzleri mutlulukla ışıldıyordu çocukların, yer darmış, hava sıcakmış kime ne? onları güldüren bir palyaço var mı? var! ee masadada birbirinden farklı mamalar...Ve dışarda güzel bir günde bir araya gelmişler? İşte bunlar onlar için yetiyorda artıyor. Çocukları mutlu etmek aslında çok kolay... Doğumgünü için ilk düşündüğümüz herşey son gün değişmişti. Herşey kendi kendisine öyle güzel gelişti ve değiştiki bu işte sihirli bie el mi var dedim? Öncelikle mekan bir anda değişti ve Mc Donalds oldu.Pastayı ben yapacaktım ve bir şato olacaktı.Ama Mc Donalds kendilerinin pastayı getireceklerini söylemesi, hemen öncesindede sevgili Morpatlıcan Seda'nın yaptığı çekilişte pastayı benim kazanmam bu planıda değiştirdi. Seda'nın bize yolladığı pasta resimlerinden birini Derin beğendi ve böylece pastanın şeklide belirlenmiş oldu

Ama ben pastayı aldığımda resimdekinden daha güzel, özenle yapılmış, renkleri ile inanılmaz güzel bir pasta gördüm. Ah keşke aldığım anda resimleyebilseydim.Partide maalesef çocuklardan iyi bir resim çekemedik.Ama yukarda gördüğünüz bu soluk fotoğraf aslının yüz kat,bin kat renksiz hali.Çok canlı renkleri vardı, ve üzerindeki çilek kız harikaydı! Çocukların hepsi biz bu pastadan yemek istiyoruz deyince Mc D. pastası kenara itildi. Usta elden çıkan bu şahane pastayı kesmek gerçekten çok zordu, bu güzelliğin bütününü bozmak istemesekte tüm çocuklar bir parçasını alma arzusunda olduğu için istemeye istemeye kesildi. Pastamız kakaolu pandispanya, çikolatalı krema ve muzluydu.Pastanın dağıtılması ile bitmesi arasında birkaç dakika oynadı sanırım...

Partide başka neler vardı? Çikolatalı truff yapmıştım, küçük lokmacıklar büyüklerinde, küçüklerinde hoşuna gitti.


Peynirli rulo böreklerde bir iki ısırıkta yenecek şekildeydi. ve gelen misafirlerimize günün anısına birer resimli kurabiye hediye ettik. Küçük vanilyalı kurabiyelerin üzerine kızım fotoğrafı ve winks kızları ile Ben10 fotoğrafı olan kurabiyecikler yaptım. Fotoğraflı kurabiye yapmamda en önemli katkı tabiki bu fotoğrafları basan sevgili Selservis Selda'nındır. Hem fikir olarak, hem nasıl yapılacağı ve yaparken dikkat etmem gereken önemli püf noktalarını anlatarak bana yol gösterdi. Erkek misafirleri hatırlayıp Ben10 fikrinide ben şaşkın kadınada o vermiştir. İlk resimli denemem olarak fena olmadı diyebilirim. Fotoğraflar çok soluk çıktı, acele ile çekilmiş olduğu için gerçek renk ve dokusunu yansıtmadığını tekrar ifade edeyim.
Konuklarımız küçük hediyelerini saklamayı tercih ettiler, Derin ise kendisini yemeyi...
Bu güzel doğumgününde hem kaynaklarını, hem bilgilerini, hemde destek ve sevgilerini benden esirgemeyen usta pastacı dostlarım Mor Patlıcan Seda ve Selservis Selda'ya tekrar tekrar ve çok çok teşekkür ederim. Ne söylesem azdır her ikisi içinde...
Ve doğumgünü partisini organize eden, taleplerimi karşılamak için olağan üstü çaba gösteren, firma kurallarını esneten Mc Donalds Müşteri Temsilcisi Ümmü Hanıma'da teşekkür ederim.
Tüm Akreplere sağlıklı ve mutluluk dolu bir yıl dilerim...

Sevgiler

05 Kasım 2009 Perşembe

P.D.Ç.S. ETKİNLİĞİ 47:PASTACI KREMALI VİŞNELİ VOLOVAN



Volovanlar ne zamandır aklımdaydı.Sevgili Damak Tadı Gül'ümde görüp iç geçiriyordum.Tatlıyı yapmışken çok güzel tariflerin kavuştuğu, sevgili Ferah'a Ferah'ın Mutfağında süren 47. P.Ç.S. Etkinliğine yolluyorum.

Ben Volovanlarımı tabii pastacı kreması ile doldurdum.Ve üzerlerine birer vişne..
Tek lokmalık minicik, gevrek kabuklu,içi yumuşacık kremalı ve ekşi vişne ile tezat tadı...
En güzeli ise kısa zamanda ve kolayca yapılması
Milföyleri kurabiye kesici ile kestim.
Taban olacaklarını tüm bırakıp üzerine koyacağım katların ortasını daha küçük kesicilerle çıkardım.
Hepsinin üzerine yumurta sarısı sürüp fırınladım.
Sonra ortasını kesmediğim milföyün üzerine tek tek diğerlerini koydum.Düşmesinler diye aralarına çook az bal sürüp yapıştırdım.Belki böyle yapmasamda düşmezler miydi bilemiyorum?
İçlerine pastacı kreması doldurup vişne koydum son olarak pudra şekeri serptim.
Bir lokmada yediler....
Bu sanırım GDO'suz dediler ???
Sevgiyle kalın...

Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin